Finansal Kriz ve Küresel Sağlık
Dünya Sağlık Örgütü Üst Düzey Danışma Kurulu Raporu
19 Ocak 2009
Cenevre
Yayına Hazırlayan:
Medimagazin Dış Haberler Editörü:
Doç. Dr. Çağatay Barut
Üye ülkeler tarafından dile getirilmiş olan endişeler üzerine Başkan, yönetim kurulunun 124 üyesiyle küresel finansal ve ekonomik krizin etkileri ile ilgili üst düzey bir toplantı düzenledi. Toplantının hedefleri şu şekilde sıralandı:
a) Ekonomik bir darboğazın sağlık harcamaları, sağlık hizmetleri, sağlık hizmetlerine erişim alışkanlıkları ve sağlık sonuçlarına etkileri ile ilgili bir farkındalık yaratmak
b) Sağlık yatırımlarının devamlılığını sağlamak
c) Ekonomik krizin olumsuz etkilerini hafifletmek için erken belirtilerin izlenmesi de dahil olmak üzere yapılacakların belirlenmesi.
Elinizdeki bu notta toplantı tartışmaları ve sonuçlarının önemli noktaları özetlenmiştir.
Bütün ülkeler etkilenecek, ancak bazıları daha çok etkilenecek Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerindeki finansal krizin sonucu olarak dünya 1930’lardan beri görülen en ciddi ekonomik darboğazın tehdidi altındadır. Erken dönemde gıda ve yakıt maliyetlerindeki artışın etkisi olarak 100 milyondan fazla insanın sefalete itildiği tahmin edilmekte. Dünya ekonomik bir krizin sosyal ve sağlık krizine dönmesini engellemeye çalışmakta.
Gelişmekte olan ülkelerde kriz 1980 ve 1990’larda başladı. Günümüzdeki kriz ise sanayileşmiş ülkelerde başladı ve sonuçlarının gelişmekte olan ülkeleri de etkilemesi beklenmekte. Aynı zamanda düşük gelir düzeyi olan ülkelerin birçoğu kronik finansal yetersizlikle karşı karşıya kalmakta ve yoksullaşmakta. Ciddi bir insanlık krizi yaşanmaktadır. İnsanların durumu ekonomik krizden etkilendikleri için ve ellerinde olmayan nedenlerle daha da kötüleşebilir.
Bazı ülkeler düşük oranda risk altındadır. Bunlar arasında Uluslararası Para Fonu (IMF)’ndan acil yardım istemiş ve borç ödemeleri sırasında harcamaları kısıtlanmış olan gelişmiş ülkeler yer almakta. Gelişmekte olan birçok ülke daha önceki krizlere göre daha iyi mali koşullara sahip ve daha yavaş da olsa ekonomik büyümelerini devam ettirebilecek durumdalar. Bununla birlikte sağlık harcamaları bağışlara dayanan ülkelerin yardımların azalma riski ile karşılaşacakları beklenmekte. Bu ülkelerde nüfusun etkilenmesi beklenmekte ya da karmaşadan azalmış finansal rezervler, zayıf kurumlaşma ve zarar görmüş bir altyapı ile çıkacakları tahmin edilmekte. Küçük adalar üzerinde kurulmuş üye devletlerin ise iklimsel değişikliklerin tehdidi altında bir ekonomik yıkımla karşılaşma ihtimalleri bulunmakta.
Bununla birlikte yüksek ya da düşük gelirli ülkelerde fakir kesimin en fazla etkilenmesi beklenmektedir. Toplumların zarar görmesi beklenen kesimlerinin belirlenmesi, en az zarar görmesi beklenen ülkelerin belirlenmesi kadar önemlidir.
Geçtiğimiz yıllarda düşük gelirli birçok ülkede hükümetler sağlık harcamalarını arttırdı. 2000-2006 yılları arasında sağlık yardımları ikiye katlandı ve genel amaçlı yardımların miktarında artış kaydedildi. Birçok ülke “milenyum gelişim hedefleri”ne ulaşmak amacıyla önemli girişimlerde bulundu. Mutlak yoksulluk seviyesinin azaltılması gerçekleşebilir bir durum olarak karşımıza çıktı.
Finansal ve ekonomik krizin bu istek ve gelişmeleri etkilememesinin gerçek bir yardımlaşmaya bağlı olduğu açıktır. Bu yardımlaşma ve iş birliği yardım sağlayan ve yardım alan ülkelerin hükümetleri arasında olmalı ve gelişmeyi arttırmaya yönelik yardımlar devam etmeli. Bu yardımlaşma hükümetler ve halkları arasında olmalı, halka yönelik politikalara etik boyut getirilmeli ve temel sağlık ve sosyal hizmetler sunulmalı. Bu yardımlaşma vatandaşlar arasında olmalı, risk ve sorumluluklar güçlü bir sağlık sisteminin temellerini oluşturmak üzere paylaşılmalı.
Sivil toplum hükümetlerin, bağışçıların ve uluslararası kuruluşların vaadlerine karşı tetikte olmalı.
Özet olarak finansal kriz dünya çapında toplumları destekleyen değerlerin gözden geçirilmesine neden olmakta. Sağlık yanıtı keza sosyal adalete odaklanmalı.
Finansal krizin etkilerini hafifletebilmek için yapılacak çok şey var
Düşük ve orta gelir düzeyindeki birçok ülkede krizin etkileri artarak ortaya çıkmakta, özel finansal girdiler azalmakta, yabancı yatırımlar azalmakta ve gelişmekte olan ülkelerden yapılan ithalat hacim ve fiyat açısından azalma olduğu görülmekte. İşsizlik ve vergi tahsilâtındaki azalmanın etkisiyle, hükümet harcamaları azalmakta. Bütün bunlar daha fazla sağlık hizmetine ihtiyaç duyulduğu bir zamanda gerçekleşmekte.
Toplantıya katılan ülkeler sağlığı korumak ve kriz zamanlarındaki sağlık harcamalarını karşılamanın yollarına ait birçok örnek verdiler. Dünyanın 1980’lerdeki krizlere göre şu anda bu tip krizlere daha hazırlıklı olduğuna dair bir genel kanı olduğu belirlendi. Her ne kadar krizin olumsuz etkilerini azaltmak için alınması gereken kısa vadeli tedbirler acil olsa da birçok katılımcı sağlık sektörünün gelecekte kendini toparlayabilmesi için uzun vadeli tedbirlere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Daha önceki krizlerin aksine birkaç ülke sağlık bütçelerinde artış olduğunu dile getirdi. Maliye bakanlıklarınca sağlık yatırımlarının getirileri hakkında baskıya maruz kalmayı beklediklerini dile getirdiler. Diğer ülkeler sağlık hizmetlerinin kendi yetkilerinde olduğunu belirterek hükümetlerin ve finansal kurumların bunda yer alması gerektiğine dikkat çektiler.
Bütün sağlık harcamalarının korunmasını amaçlayan politikalar önemli olabilir, ancak yeterli olmayabilir. Brezilya örneği, hükümet ve yerel idarelerin sağlığa ayıracağı bütçe oranının belirlenmesi gereğini ortaya koydu. Dünya Bankası sağlık harcamalarının özelikle yoksul kesime yönlendirilmesinin gerekliliğinin altını çizdi. Aksi durumda sağlık yardımlarının zengin çevrelerle sınırlı kalabileceği belirtildi.
Hayat kurtarmak ve gelir düzeyini korumak
Birkaç katılımcı sosyal korumanın önemine dikkat çekerken, teminat gelirleri ihtiyacı ile sağlık arasındaki bağlantıların yapılmasının önemini vurguladı. Ayrıca hedef seçimlerinin çok önemli olduğu, harcamaların en çok ihtiyaç duyana yönelik olarak yapılması gerektiği bildirildi. Meksika temsilcisi kaynağın fakir ailelere aktarılarak koruyucu sağlık tedbirlerinin alınması amacıyla kullanılması gibi potansiyel uygulamaların altını çizdi.
Sosyal güvenlik birkaç sektörün yer aldığı politika koordinasyonunu gerektirmektedir. Fiyatların sabitlenmesi, gıda fiyatlarının düşürülmesi, insanların sağlık sigortası ödemelerini yapabilmesinin sağlanması ve çocuklara eğitim sağlanması gibi politikaların gerekliliği vurgulandı. Sosyal sağlık korumasının önemli bir faktör olduğu belirtildi.
Sağlık harcamalarının daha etkin ve verimli kullanımı
Hükümet gelirlerinin zorlanması ve hane gelirlerinin düşmesinin toplumsal hizmetlere olan ihtiyacı arttıracağı konusunda bütün katılımcıların hem fikir olduğu gözlendi. Geçmiş deneyimler ekonomik kriz durumunda özel sektör harcamalarında azalma olduğunu, hastaların hizmet alımlarını ertelediklerini ya da özel sektöründen faydalanmayı bırakarak toplumsal sağlık sektörüne yöneldiklerini göstermekte. Toplumsal sağlık sektörünün yeterince finansal desteğinin olmadığı durumlarda da hizmet kalitesinde bozulma olduğunun altı çizildi.
Dayanışma teması altında katılımcılardan birkaçı genel birinci basamak sağlık hizmeti yaklaşımının bir parçası olarak evrensel sigorta kapsamına yönelik çalışmanın önemini vurguladı. Finansal krizin etkilerini azaltmak için ortaya konan stratejilerin hizmetlerin finansmanı ve organizasyonu kapsamında reform olanakları olarak da görülmesi gerektiği belirtildi. Daha fazla verimlilik için yapılan çağrıların daha akıllı ve daha etkin çalışma yolları olarak görülmesi gerektiğinin altı çizildi.
Sağlık harcamalarının daha verimli olmasıyla ilişkili tartışmalardaki temalardan biri koruyucu hizmetlere desteğin devam etmesinin önemi üzerineydi. Tedavi edici hizmetler politik olarak daha dikkat çekiciyken mali zorlukların olması durumunda önleyici hizmetlerin feda edilebilmesi cazip görünmektedir. Temel tedavi hizmetleriyle koruyucu hizmetlerin sürdürülmesi arasındaki dengenin sağlanması ve maliye bakanlıklarına her birinin finansal değerinin iyi anlatılması kriz dönemlerinde sağlık sektörünün yönetilmesinde çok önemlidir.
Daha iyi sağlık koşulları toplumun tamamını ilgilendiren bir sonuçtur. Krizlere karşı ortaya konan cevap ya da önlemlerin birçok sektörle ilgili olması gerekmektedir, bütün politikalar kapsamında sağlığın öneminin ortaya konması sağlık kazanımlarını açığa çıkartacaktır. Yeni Zelanda temsilcisi uluslararası kuruluşlar ve yatırım bankalarının yatırımlarını gözden geçirerek sağlıkla ilgili daha geniş sosyal ve ekonomik belirteçler ortaya koymasının önemini vurguladı.
Ülkeler arası iş birliği ve ülke içinde iş birliği
Kriz zamanlarında sivil toplum örgütlerinin rolü öne çıkar. Hükümetleri bu rolleri tanımalı ve sağladıkları değerleri tamamen kullanmalı.
“World Health Organization (WHO)” tarafından Avrupa bölgesi ülkelerinin Nisan 2009’da Oslo’da toplanacağı ve finansal krizin sağlık üzerindeki etkilerini tartışacakları bildirildi. Bu toplantıda bölgesel iş birliği ve liderlik örneklerinin tartışılacağı, iş birliğinin gelişmesinin izleneceği ve benzer problemlerle karşı karşıya olan ülkelerin sağlık sektörlerindeki etkilenmelerin ortaya konacağı belirtildi.
Katılımcılar krizin önemli bir özelliğinin de gelişme hızı olduğuna dikkati çektiler ve politika yapıcıların karşılaştıkları belirsizliklerin önemini vurguladılar. Hızlı değerlendirmelerin, etkin iletişimin, deneyimleri paylaşmanın, etkin ve esnek çalışma programlarının başarı için önemli olduğuna dikkati çektiler.
Daha iyi izleme, analiz ve araştırma için bilgilendirme politikaları
Geçmişte yaşanan krizlerin en iyi uygulamaların ortaya konması için kısıtlı kılavuzluk edebildikleri biliniyor. İzleme ve analiz için daha sert girişimlerin yapılması ve durumla baş edebilmek için bilim ve modellemenin önemi vurgulanırken, sağlık hizmetleri yönünden analizin daha etkin olasılık planlamaları yapmak için gerekli olduğu belirtildi.
Erken uyarı sinyallerinin izlenmesi için farklı kaynaklardan bilgi gelmesi zorunludur. Dünya Bankası, WHO ve bölgesel bankalar gibi uluslararası kuruluşların birlikte çalışması önerilmekte.
Araştırma bir lüks olarak değerlendirilmemeli ve kriz zamanlarında sağlık yanıtları geliştirmek için önemli bir araç olduğu unutulmamalıdır.
Sağlık için yardım
Gelişmekte olan ülkelerde yardımlar temel hizmetlerin sürdürülmesi için çok önemlidir. Yardım sağlayıcıların taahhütlerini yerine getirmelerinin yanı sıra kalite ve kantitenin de önemli olduğu vurgulandı. Yeni fonların ortaya konması için yapılan çalışmalar sağlık için ek kaynakların yaratılmasını sağlayabilir. Bununla birlikte birkaç üye ülke dış kaynaklı finansmanın hayati olduğunu, planlamayı kolaylaştıracağını vurguladı.
Yardım alan ülkeler açısından farklı kuruluş ve kaynaklardan gelen parçalı yardımların önemli bir problem olduğu belirtildi. “International Health Partnership” gibi öncü kuruluşların girişimlerinin hızlı gelişme kaydetmek için önemli olduğu söylendi.
Sonuçlar
Küresel, bölgesel ve ülke bazında WHO’nun yardımıyla birlikte beş alanda atılacak adımların sağlık sektörünün krizi en iyi koşullarda atlatması için gerekli olduğu sonucuna varıldı.
Liderlik
Sağlık alanındaki liderler şüphe götürmeyecek bir şekilde ve kanıtlar ışığında konuşmaya hazır olmalı. Bu ülkesel bazda sağlık bakanları ve maliye bakanlığı görevlileri tarafından gerçekleştirilebilir. Bölgesel kuruluşlar ülkeleri bir araya getirmek için kuvvetli yapılar oluşturabilirler. Küresel düzeyde sağlık alanında koruyucu işlemlerin gerçekleştirilmesi ve yardım edenlerin taahhütlerini yerine getirmeye devam etmeleri küresel liderlerin odağında yer almalı. WHO’nun sağlık alanında güçlü bir ses olması gerekmekte.
İzleme ve analiz
Olasılık hesapları iyi kaliteli bilgiye dayanmalı. Krizin etkisinin ülkeden ülkeye farklılık göstereceği açıktır. Ülkelere özgü analizler yapılması politika oluşturulmasına kılavuzluk edebilir ve farklı toplum ve kuruluşlar üzerindeki potansiyel etkilerin değerlendirilmesi için önem taşır. Farklı uzmanlık alanları olan kuruşlar arasındaki iş birliği erken uyarı sistemlerinin ortaya konmasına yardımcı olabilir. Ek olarak WHO, yardım sağlayanlar ve yardım alan hükümetler arasındaki finansal akımı izlemeye ayrı bir önem verecek ve ilaçlar ve diğer hizmet şekillerinin maliyet ve erişilebilirliklerini göz önünde bulunduracak.
Topluma yönelik harcamalar
Düşük gelirli birçok ülkeye yapılan yardımlar ekonomileri tetiklemede önemli rol oynayabilecektir. İhtiyacı olanlara harcama yapılmasının sağlığı geliştirmede etkili olacağı açıktır. Kısa dönemli ölçütlerin ortaya konması harcamaların gelecekte daha etik olarak dağıtılmasına temel teşkil edebilir.
Sağlık sektörü için politikalar
Birinci basamak sağlık hizmetleri kriz zamanlarında her şeyi kapsayan bir politika sağlamakta. Sürekli olarak uygun olması temel değerinde yatmaktadır. Birinci basamak sağlık hizmetleri tarafsızlığın ve dayanışmanın önemini vurgulamakta ve evrensel kapsam ve riskin toplanmasına yönelik hedef olarak ortaya konmakta ve çoklu sektöriyel girişim ile daha iyi sonuçların elde edilmesine öncülük etmektedir. WHO, talep gelmesi halinde ülkelerdeki ofisleri aracılığıyla bu konularda destek verecektir.
Uluslararası sağlık alanında yeni iş olanakları
Finansal kriz uluslararası sağlık topluluğuna çalışma şekilleri hakkında bazı temel soruları sormalarına neden oldu. Bu sorular şu şekilde sıralanmakta: Farklı kuruluşların benzer işi yapmaları nasıl engellenir, işin duplikasyonu nasıl önlenir; farklı çalışan sağlık programları arasında nasıl daha büyük bir sinerji yaratılır; beslenme, temizlik önlemleri gibi temel alanların sağlığın geliştirilmesi için oynadıkları önemli rolün ihmal edilmemesi için neler yapılabilir; Birleşmiş Milletler’deki programlara nasıl işlerlik kazandırılır?
Ülkesel, bölgesel ve küresel düzeyde atılan adımlar başarıyı getirecektir. WHO ayrıca kendi etkinliğini arttırmakla ilgili adımlar atmakta ve önceliklerini gözden geçirmektedir.
Kaynak: Medimagazin
İlginizi Çekebilecek Dİğer Yazılar :
Tags: 2009, belirtiler, BES, çevre, Ekonomik Kriz, fiyat, Güvenlik, Medimagazin, nedenler, Ocak, Sağlık, Sigorta, soru, tedavi, vergi, Zam